Sorry, the comment you entered is too long. Please shorten it.
You didn't enter anything. Please try again.
Sorry, we can't add your comment right now. Please try again later.
To add a comment, you need permission from your parent. Ask for permission
Your parent has turned off comments.
Sorry, we can't delete your comment right now. Please try again later.
You've exceeded the maximum number of comments that can be left in one day. Please try again in 24 hours.
Your account has had the ability to leave comments disabled because our systems indicate that you may be spamming other users. If you believe that your account has been disabled in error please contact Windows Live support.
Complete the security check below to finish leaving your comment.
The characters you type in the security check must match the characters in the picture or audio.
To add a comment, sign in with your Windows Live ID (if you use Hotmail, Messenger, or Xbox LIVE, you have a Windows Live ID). Sign in
Adı yok bu sevdanın Arasında imkânsızlıkla... İmkânın Yedi okkalı sır yüklü yürekler Kaderin tecellisine boyun eğer Ağladıkça yeşermez solar baharın gülü Kalpten dile sızan umut türküsü
Adı yok bu sevdanın Arasında mehtapla... Gecenin karasının Garipliğe doğmuş sancılı gönüller Hayatın cilvesi ellerini pençeler Dil haykıramaz saklısındakini Hülyalar tutmaz gerçeğinin yerini
Adı yok bu sevdanın Arasında mantıkla... Maneviyatın Hakikatin bağrında mayalanmış kalpler Bitimsiz savaşlarda yaşanır hisler Denizin dalgasını kırar da rüzgâr Aşığın gözünden boşalır kasırgalar
Adı yok bu sevdanın Arasında varla... Yok olanın Hüzne demir atmış yolcular Çaresizlik şaşaasıyla göz kırpar İnsafsız yılların kucağında bekleyenler sabahı Yaşayamadan göçüp gider aşkı sevdayı
Yaşadığımdan emin değilim. Gittiğinden eminim ama bak, seni özlediğimden eminim. Yirmi beş yaşında bir hayal kırıklığı olduğumdan hiç şüphem yok mesela. Beceriksizliğimden, yalnızlığımdan, bu şehri sevmediğimden ,düzensizliğimden,yorgunluğumdan,huysuzluğumdan,ba ltalarınızdan birine sap olmamışlığımdan hatta olamayacak olmamdan,kırgınlığımdan,bir gün bana ayrılan sürenin sonuna geleceğimden her tavşan kesildiğimde dünyanın dağ olma vaziyetinden filan eminim. Örnekleri çoğaltabilirim. Örnekleri çoğaltabileceğimden eminim. Birileri namusum üzerine yemin edecek,
Ölür müydün sanki sevsen beni.
Günlerdir doğru dürüst uyuyamıyorum. Ellerim parçalanıyor ne zaman yazmayı denesem.Ağzım artık daha bozuk. Her tarafta pis bir koku; nefes alamıyorum. Çok bekledim seni. Her halimle ,her yerimle bekledim.Yetkiler verdim kendime; tuttum seni affettim. Aramanı bile bekledim bazen. Ağır küfürlerle örtbas ettim sonra aramayışlarını.Bunca zamanaramayışlarını biriktirdim.Seni bekledim ben çünküSeni bekledim.İçtim..içtim..içtim...Kustum. En çok giderken bıraktığın kelimeleri kustum. Senin önemsediğin kadar önemsemedim ben o kelimeleri ,senin danışma gruplarının önemsediği kadar önemsemedim.Kustum..kustum..kustum.İçtim.Ellerimle yaptığım cam evim kırılacak,
Ölür müydün sanki sevsen beni.
içimden geç içimi sil artık özlemek istemiyorum.
Neye el atsam piç ediyorum.Yine de fiyakalı durumlar peşindeyim hep. En sert içkileri kaçırıyorum soluk boruma bilerek.Her yıl ilkokula başlıyorum.Her gün yeni bir krallık kurup öldürüyorum kralını gece yarısına doğru.Uzatmaya gerek yok ; sen olmayınca yapamıyorum.
Ben seni kocaman bir yürekle sevdim. Gözlerim değil, yüreğimdi seni gören. Sen damarlarımdaki kana karışıp, geldin oturdun yüreğime. Bir başka yerde olamazdın zaten. Sen, benim en değerli yerimde, yüreğimde olmalıydın, orada kalmalıydın. çok aşka ev sahipliği yapan bu yürek, ilk kez bu kadar kolay kabullendi seni. Herhangi bir konuk değildin artık. Bu yüzden ne ağırlama faslı vardı, ne de uğurlama. O yüreğin gerçek sahibiydin.
Şimdi sonbahar, kışa giriyoruz ya… Ben dört mevsim baharı yaşadım seninle. çiçek çiçek açtın yüreğimde. Gökkuşağı zayıf kaldı, senin renklerin karşısında. Taze bir yaprak gibi yeşildin. Açelya idin pembeliğinle. Üzerine çiğ taneleri düşmüş sarı güldün. Kırmızıydın bir ateş gibi. Ve maviydin… En çok bu renkle anmayı sevdim seni. Denize tutkundum, denizi sensiz, seni de denizsiz düşünemedim.
Seni severken dünyayı da sevdim ben, insanları da… Kendime bile dar gelirken, içinde herkese yer olan bir hayatın sahibiydim artık. En kızgın, en tahammülsüz olduğum anlarda bile, seni düşünmek yetti bana. İçimdeki sevinç yüzüme yansıdı, güldüm. Beni öylesine güldüren senin sevgindi ve ben kaygısız, içten gülüşün ne demek olduğunu, nasıl güzel bir şey olduğunu anladım seninle…
Her şeye rağmen sevdim seni. Güçlüydüm ve aşamayacağım hiçbir zorluk yoktu. Koca bir kente, koca bir ülkeye kafa tutabilirdim. Sen elimden tuttuğunda, patlamaya hazır bir volkan gibi hissederdim kendimi. Menzil sendin ve ben o menzile ulaşmak için önüme çıkan her şeyi yok edebilirdim. Sana ulaşmamı engelleyecek her şeyi eritirdim, kül ederdim. Sana ulaştığımdaysa sakin bir göle dönüşürdüm. Ve o göle bir tek sen girebilirdin.
Sevdim ve hayrandım da… Her halin çekti beni. Duruşunu, uyumanı, gülmeni, kızmanı, şaşkınlığını, saflığını, kurnazlığını, çocukluğunu, olgunluğunu sevdim. Sesini de sevdim suskunluğunu da. Küçük oyunlarını, kaprislerini, sitemlerini, korkularını sevdim. Seni ve o doyumsuz sevdanı, uçarı sevdanı anlatacak kelime bulamadım çoğu zaman. Sığmadın cümlelere ve hiçbir cümle seni yeterince tarif edecek kadar derin olmadı.
Seni severken yorulmadım. çünkü sen yaşam kaynağıydın. Her gün yenilendim. Seninle çoğaldım, büyüdüm. Eksik kalan neyim varsa tamamladın. Ölmeyecektim çünkü sen ölmezliğin ta kendisiydin.
Sevdim işte ötesi yok…
Ağladığımı Görmezdin Sen Gelmezdin Darmadağın Olurdu Hislerim Zamana Esir Düşerdi Umutlarım Siyahî Bakışlarının Kanı Bulaşırdı Yorgun Yüreğime Hasret Kokardın Sen Gurbet Kokardın İçimde Işığı Kırılan Ruhumdu Sütunları Yıkılıverirdi Sevdamın Virane ye Dönerken Duygularım Yıkıklığında
Beklerdim Seni Ama Sen Gelmezdin Ben Kendimi Sendeki Bende Arardım Beni Bende Kaybettiğimde Gecenin Simsiyah Renginin İçime Süzülüşünde Bulurdum Seni Hüzün Damarımın Çatlayıp ta İçime Kanadığında Anladım Sensizliği Gülmeyi Unutmuş Gözlerimin Umarsız Bakışındaydı Hayalin Akardı Hüzünlerim Kuruyan Damarlarımdan Yüreğime Sen Gelmezdin İşte Umutlarım Solardı Gömülürken Ben Karanlığına Gecenin Öylece Kalakalırdı Benliğim Özlemin Derin Kuyusunda Boğulurdu Sevdam. Ben Boğulurdum Ben Seni Beklememişim Kendimi Beklemişim Aslında Kendimi Sende Bulmak İsterken
Deus escolheu entre os anjos Alguém com a força da rocha Mas a delicadeza da Rosa Alguém com o brilho do sol Mas a ternura da lua Com a beleza do éden E a sedução das estrelas. E Deus enviou à terra Um anjo com nome amizade Alma gigante, coração forte Capaz de amar infinitamente É ela que tece as manhãs Com fios de esperança e paz É ela que regra a vida Com o amor que só ela é capaz!
sending you love from my heart to yours ...{*.\ ....{.~.\.... ////'''''''') ....{*....\..(((/.♥ ♥} i see Love ....{..*.~.\.))).)♥/ i speak Love .....{*...*.////'_/ )) ......{~.*.((((.`♥`\. i feel love .......`{.~.)))`\.\))_.-:<♥> i give you my Love ..........`{.(()..`\_.-'` ............`)/.`..| .............(....\' \ ..............\....\ \ ................\...\..\ .........._ .__\...| /
You are loved from the inside and loved and protected with all the love in the universe on the outside
çıktığın yere batma aşk, batırma artık adını, acıtma canımı bırak yaşananların izi kalmadıysa da adı kalsın ama bırakta kalanlar canımı sensiz yaksın ve sen batma ki bir daha kapansın şu uçsuz bucaksız açtığın yaradaha da derine olmazaç gözlü olma aşkbir kere battığın canıma yettiçıktığın yere bir daha batma aşk..
küllerim; ateşinle alevlenmez, rüzgarınla heveslenmezyeter kendini savunma aşkiki yüzünde yıllarca temizlenmez..
kendini kandırma aşk ben bile bir kere kandım sanaartık sende barış aynalarınlagöz iki yüzünü debat ateşine ve kendi ateşinle yan doya doya..olmaz dedim aşkol - mazzbir kere yapılınca hatadır adınikinciye adın bile konmaz
daha da konuşma daha da batma daha da yakma canımı bak yarama ve gör sancımı bak bakayım canımda; seni seveceksana kanacak hal mi kaldı